Aileleri izin vermemişti… 60 yıllık ayrılık ardından ilk aşkıyla nikah masasına oturdu

İngiltere’de yaşayan 79 yaşındaki Len Allbrighton ve 78 yaşındaki Jeanette Steer 1963 yılında yaşadıkları aşklarını evlilikle taçlandırmak istemişler ancak ailelerinin engeliyle karşılaşmışlardı. Gençlik aşkları ayrı geçen 60 yıla rağmen bitmeyen Allbrighton ve Steer 80 yaşına merdiven dayamışlarken nikah masasına oturdular.

Daily Mail’de yer alan habere göre çift, yeni hayatlarını yaşamak için İngiltere’den Avustralya’ya taşınmaya karar verdiler.

1963 yılında henüz 18 ve 19 yaşlarında olan ikili evlenmek istediklerinde ailenin muhalefetiyle karşılaşmışlardı. Henüz 18 yaşında olan Jeanette’in, o zamanlar 19 yaşında olan Len ile evlenebilmesi için ailesinden izin alması gerekiyordu. Çünkü o dönemde İngiltere’de evlenmeye izin verilen yaş 21’di.

Jeanette’in ailesi evliliğe ilk engel olduğunda, Avustralya’ya taşınmasına da izin vermediler; bu da zaten ilk aşkıyla yolları kavuşmadığı için mutlu olamayacağını anladığı İngiltere’den oraya taşınmış olan Len’in yalnız kaldığı anlamına geliyordu. Kalbi kırık aşık, daha sonra Jeanette’in nişanlılıklarını sona erdiren mektubunu almıştı.

Jeanette için aldığı arsaya yeni eşi için ev yaptı…

Ayrı geçirdikleri on yıllar boyunca Len ve Jeanette iletişimlerini kaybettiler ve birbirleri olmadan kendi ailelerini ve hayatlarını kurdular. Len Avustralya’da evlendi ve Jeanette’le yuva kurmak hayaliyle satın aldığı arsanın üzerine yeni eşi için bir ev inşa etti. Yıllar içinde de üç çocuk babası oldu. Bu arada Jeanette, Len’le birlikte büyüdükleri Wight Adası’nda kalmaya devam ederek bir deniz subayıyla evlenip iki çocuk sahibi oldu. Jeanette yeni kurduğu ailesiyle birlikte başladığı hayatını ayrıca başarılı bir hemşire olarak da devam etti.

Ancak Len’in evliliği 2015 yılında sona erdiğinde, hala hayatta olup olmadığını ve kendisini hatırlayıp hatırlamadığını öğrenmek için Jeanette’i aradı. Len, eski aşkını bulma umuduyla Wight Adası’na gittiğinde artık 71 yaşındaydı. Newport’a giden Len, orada Newport kütüphanesindeki seçmen listesinden eski aşkının adresini buldu. Len şöyle hatırlıyor: “Tepkisinin ne olacağını ya da onu görüp göremeyeceğimi bilmediğim için korkmuştum. Şans eseri gittim. Bulması kolay bir yer değildi ama buldum. Sadece iyi olmasını umdum, başka bir şey beklemiyordum. Oraya yaptığım yolculuğun sonucu beni çok şaşırttı ve çok da mutlu etti!”

İlk görüşte tanıyamadı…

Bahçe çitinin dışında durmuş, eve bakarken bir kadın da onun kim olduğunu görmek için dışarı çıktı. O sırada hala ilk kocasıyla evli olan Jeanette, Len’i 19 yaşında tıraşlı bir genç olarak tanıdığı için sakallı yüzünü çıkaramadı ama gençlik aşkı olduğunu söyleyen adamın karşısında hayretler içinde kaldı. “Bahçe çitimin yanında duranın o olduğunu fark ettiğimde neredeyse ölüyordum. Bana baktığı için çok mutluydum” diye anlattı Jeanette.

Yine de Len’i göndermiş ve kocasına onun yol tarifi arayan bir yabancı olduğunu söylemiş. Sürpriz buluşmalarından iki yıl sonra Jeanette’in kocası ne yazık ki kanserden hayatını kaybetti. Ölümünün ardından Jeanette ve Len bir kez daha bir araya geldi; Jeanette, Len’in bir önceki yıl kendisine gönderdiği Noel kartındaki adresini buldu. O andan itibaren ikili arasında bir kez daha romantizm filizlendi ve Len, Jeanette’i Stevenage’da onunla birlikte yaşamaya davet etti.

Çift, 11 Şubat’ta çocuklarının, torunlarının ve torunlarının torunlarının da katıldığı küçük bir törenle evlendi

Jeanette “Evlilik hayatı harika, daha iyi olamazdı” diyerek şu ifadeleri kullandı: “Bana saygılı davranan birine sahip olmak çok güzel. Len ile her şey çok güzel.”

Len ise, “Yeniden aşık olduk. Birbirimize şiirler okuduk” ifadelerini kullandı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir